DRAMA

Drama bir yaşam felsefesidir. Yaşayarak ve yaşatarak öğreten bir felsefedir. Drama;tiyatro,sinema gibi kişiyi aktif kılan bir alandır.Böylece çocuk drama yoluyla öğrenmeyi kolaylaştırır ve hayatı oyunla öğrenmeye başlar.

Oyunun, çocuğun dünyasında toplumsallaşma ve kişilik gelişimi açısından önemli bir yeri vardır.Eğer,oyun sırasında çocuğu izlerseniz çocuğun davranışlarından birçok özelliğini anlayabilirsiniz. Bu sebepten oyun dramada yer alır. Çocuk nasıl oyun oynarken bütün performansını sergiliyorsa dramayı da oyun olarak algıladığı için bütün enerjisini harcayabilir.Drama yönteminin başarısı da dramanın oyun haline getirilmiş eğitim olmasından gelir.

Dramayı bir oyuncu eğitimi olarak düşünmemek gerekir. Dramada beklenen çocuğun neyi söylediği değil,neyi nasıl söylediğidir.

Çocuk için oynarken en gerekli malzeme nedir? Hayal gücü.Peki hayal etme nedir? Hayal etme de olmayan bir şeyi görerek, duyarak, hissederek, dokunarak, tadarak ve koklayarak algılamaktır.Hayal etme gücü de zihinsel gelişimi canlı tutar. Dramanın dil gelişimi üzerinde de etkileri vardır.Hepimiz biliriz ki,çocukların kelime hazinesi sınırlıdır.Çocuk birçok şeyi bildiği halde,kelime hazinesinin sınırlı olmasından dolayı kendini ifade edemeyebilir.Çocuk drama sayesinde kendine güven duygusunu kazanmaya başladığı için bununla doğru orantılı olarak dili de gelişmeye başlar.Bunun yanında beden dili dediğimiz sözsüz iletişimi öğrenme fırsatı da bulur.

Çocuğun sosyal gelişimi açısından dramanın önemini şöyle ifade edebiliriz:Çocuk etkinlikler sayesinde çevresinde olup bitenleri daha iyi anlamaya başlar.Ayrıca çocuğun sosyal ilişkilerde başarılı olabilmesi için sadece kendine güvenmesi yetmez.Bunun yanında başkalarına da güvenmelidir.

Drama bütün derslerde kullanılabilecek bir alandır. Dramanın Türkçe dersinde değerlendirilmesi anlama ve anlatma becerilerini geliştirmek açısından çok önemlidir.Drama duygu ve düşüncenin hareket,mimik,jest ve sözle anlatılması olduğu için Türkçe dersinde rahatlıkla uygulanabilir.Böylece çocukta dinleme,konuşma,okuma ve yazma eylemleri gelişmiş olur.Çünkü dramanın temelinde yaptırarak öğretme vardır.

Öğretmenlerimiz, öğrencilerimizin özgün anlatım becerisini kazanabilmeleri için kendi yaşadıklarını anlatmalarını ve canlandırmalarını isteyebilir. Doğaçlama yöntemiyle bir olayı kendi tarzlarıyla anlatıp canlandırırlar.Metinle ilgili değerlendirmelerde de öğrencilerimize bu yöntem uygulanarak kendilerini rahatlıkla ifade edebilirler.

Türkçe dersinin büyük bir bölümünü okuma parçaları oluşturur.Okuma parçalarından yararlanılarak metinler dramatize edilebilir.Bu uygulamayı da yaparken dramatize metnin içeriğine göre yapılmalıdır.Tabi bu canlandırmalar yapılırken vurgu ve tonlamalara da önem gösterilmelidir.Günlük hayatta bile en çok kullandığımız iki kelime olan ‘evet ve hayır’ın bile kullanıldığı yere göre vurgusu ve tonlaması ayrı ayrıdır.

Hangi derste uygulanırsa uygulansın,drama etkili öğrenmenin gerçekleşmesini kolaylaştırır.Çünkü drama da aktif olan öğrencidir. Dramada oyuncular hem oynar hem de izler.Drama birden fazla duyu organını harekete geçirdiği için çocuklar kendi düşüncelerini hareketle ifade ederler.

Drama etkinliğinde çeşitli araç-gereçlerden ve aksesuarlardan yararlanılabilir. Örneğin kartondan maskeler , bebekler , şapkalar , gözlükler , kuklalar gibi.Çocuklarımız kendilerinin hazırladığı malzemelerle derse daha iyi konsantre olurlar. Dramada çocuklarımıza sessizliğin önemi de anlatılır. Nasıl gürültü çıkarmalarına izin vermek doğalsa sessizlikte öğrenmeleri gereken beceridir.Çocuklarımızın sessiz kalarak sessizliği dinlemeleri sağlanır.